Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır.
Yaşar Kemal
28 Şubat 2015’te aramızdan ayrılan büyük usta Yaşar Kemal, Çukurova yöresini anlatmaktaki başarısını şüphesiz çocukluğundan başlayan ve bir ömür onu takip eden zorluklara borçludur. Küçücükken gözlerinin önünde babası öldürülmüştür. Tanık olduğu bu acı olay onu kekeme kılmış, çare olarak da kendisine şiir ve tekerleme ezberlemesini öğütlemişlerdir.
Okul yaşına geldiğinde ezberinde birçok sözlü ürün, hayalinde birçok konu bulunmaktadır. Kurban Bayramı’nda merakına yenilmiş ve kurbanlıklarının kesimini izlemek için hayvanın yanına oturmuş, kasabı izlemeye koyulmuştur. Bir anda kasabın elinden kayan bıçak Yaşar Kemal’in sağ gözüne denk gelmiştir. Çevrede bir an panik olmuş ama herkes bunun küçük bir çizik olduğunu söyleyince annesinin aklına oğlunu doktora götürmek bile gelmemiştir. Oysa küçük bir çizik, Yaşar Kemal’in sağ gözünü kör etmiştir. Zengin bir ruhu olan yazarın tek gözle dünyayı daha da çok algıladığını söylememize gerek yok sanırım.
Edebiyat öğretmeni olmanın yanında çocukluk hayalinin peşinden emin adımlarla ilerliyor. Kendi platformunu oluşturarak dostlarını bir araya topladı. Dostlarıyla sanatın her alanında üretim yapıyor ve inatla yapmaya devam edecek. Saplantılı edebiyat takipçisi. Kimi zaman Kafka’nın böceğinin peşinde, kimi zaman Slyvia Plath’in kafasını soktuğu fırının içinde. Kimi zaman Dostoyevski’nin yarattığı ‘Öteki’ ile ilgileniyor.
