Diğer bir adıyla “iç mekan resmi” olan enteriyör resmi; 17. yüzyılda Hollanda’da, 19. yüzyılda Fransa’da sıklıkla yapıtlar üretilmiş olan bir resim türüdür. Enteriyör resminde konu, genel itibariyle kişiler ve kişi grupları olmakla birlikte, bu kişilerin yer aldığı mekan adeta bir çerçeve oluşturmak için kullanılmaktadır. Çerçeve oluşturmakla görevli çevre, kent ve doğa görünümleri değil evlerin veya dükkanların içinden oluşmaktadır. Enteriyör resimleri üreten ressamlar, mekan içerisindeki tüm ögeleri ayrıntıcı bir bakış açısıyla gerçeğe uygun bir biçimde yerleştirirken, o mekan içerisinde bulunan kişilerin de görünüşlerine ve psikolojik durumlarına aynı biçimde bir ayrıntıcılıkla yaklaşırlar. Bu özelliği itibariyle enteriyör resimleri, dönemin kültürel ve zihinsel altyapısı hakkında belgeler sunmaktadır.

Frans Francken – Nicolaas Rockox’un Evinde Akşam Yemeği
Bu belgeler dönemin aile yapısı hakkında fikir edinmemizi sağlarken psikolojik ve toplumsal anlamlar da barındırmaktadır.

Quiringh Gerritzs van Brenkelenkam – Aileli İç Mekan
Türün ilk örneklerine Pompei’deki Roma dönemi duvar resimlerinde rastlansa da, bugün kullanılan biçimiyle karşımıza ilk kez Rönesans dönemi dinsel konulu resimlerinde çıkmıştır.

Pompei Freski

Leonardo da Vinci – Litta Madonna
Daha sonra Venedik Okulu’nun gündelik yaşama olan ilgisiyle birlikle, G. Bellini ve Tiziano gibi ustaların ortaya koyduğu mitolojik sahnelere çerçeve oluşturmuştur.

Tiziano – Urbino Venüsü
Fakat enteriyör resminin asıl gelişimi, portre anlayışının ve gerçekçiliğin yaygınlaştığı 17. yüzyılda Barok dönemde gerçekleşmiştir. Özellikle Holbein, kendisine resim siparişi veren kişileri kendi ortamları içinde belirlemiş ve iç mekandaki ayrıntıları da gerçekçi bir biçimde yansıtmıştır.

Holbein – Büyükelçiler

Holbein – Erasmus
Vermeer ise biraz daha farklı olarak, küçük bir oda içerisinde pencereden süzülen yumuşak ışıkla birlikte figürleri ve objeleri yine gerçekçi bir bakış açısıyla göstermiştir. Bu dönemde üretilmiş enteriyör resimleri günümüzde önemli bir belge olarak kullanılmasının yanısıra, hem döneminde hem de günümüzde seyirciye karşı ahlaki uyarılar da içermektedir.

Vermeer – Süt Döken Kadın

Vermeer – Şarap Kadehi

Vermeer – Kadın ve İki Bey
Pieter de Hooch, Gerard ter Boch, Gabriel Metsu, Steen gibi sanatçılar da yine orta sınıftaki insanları kendi evleri içerisinde kendilerine özgü davranışlarıyla resmetmişler ve enteriyör resminin başlı başına bir tür olmasına en büyük katkıyı sağlamışlardır.

Pieter de Hooch – Kilerde Kadın ve Çocuk

Gerard ter Borch – Mektup Yazan Kadın

Gabriel Metsu – Mektup Okuyan Kadın

Jan Steen – Neşeli Aile
11 yaşındayken kendine bir hikaye defteri edinip uyumadan önce hikayeler yazıyorken, hayatta hangi yola saparsa sapsın mutlaka ama mutlaka isminin başına “yazar” sözcüğünün getirileceğini hissediyor olmalıydı. Sanatın içine doğmuş bir çocuktan aksi beklenemezmiş gibi, zamanla yolunu sanat tarihine doğru çizdi. Ve halen İstanbul Üniversitesinde Sanat Tarihi ve Tarih bölümlerindeki eğitimlerine devam etmektedir.
