Normalde dokümanter özellik taşımayan işlere konu edilmeyen Afrika kıtası, 2000’lerin başında birçok müzik klibi ve filme ev sahipliği yapmıştı. Yine de günümüzde Afrika’ya referans veren sanat projelerinin bu kıtanın binbir sorunundan birine değmeden sıyrılması neredeyse imkansız. Fakat Hollandalı moda fotoğrafçısı Viviane Sassen, bahsi geçen topraklardaki siyasi sorunlara değinmeden ilerleyen nadir fotoğrafçılardan. Ne tamamen dokümanter ne tamamen kurgu. Sassen’in iki olgunun kesiştiği yerde çok belirgin bir anlatım dili var.

Fotoğrafı siyaset, politika gibi dış etkenlerle bağdaştırırken fotoğrafçının kişisel arka planını göz ardı etmememiz gerekiyor. 44 yaşındaki fotoğrafçı çocukluğunun bir kısmını Kenya’da geçirmiş. Fakat ailesi tekrardan Hollanda’ya dönme kararı aldığında aidiyet hakkında düştüğü çelişki geçmişten bugüne tüm işlerine yansımıştır. Sassen, kendini bir Avrupalı olarak görmüyor. Fakat o, Afrika’da da bir yabancı. Biz onu Miu Miu, Bottega Veneta ve Stella McCartney gibi markaların görsellerinden tanısak da o kendini bir moda fotoğrafçısından ziyade güzel sanatlar fotoğrafçısı olarak tanımlıyor.


Sanatçının iki kültür arasında sıkışma deneyimini anlatırken kullandığı renkler onu farklı kılan özelliklerden sadece bir tanesi. Görsellerinde oluşturduğu geometri, dijital müdahaleye gerek olmadan fotoğraflarına soyut bir boyut kazandırıyor.



1995 yılında doğdu. İtalyan neorealizmi ve 40’lı yılların deneysel sinema anlayışı ile yakından ilgileniyor. Bahçeşehir Üniversitesi Fotoğraf ve Video bölümünde eğitimine devam etmekte. Fotoğraflarında çoğunlukla beden üzerine çalışırken bunun uzuvları parçalarına ayırıp teşrih etmenin bir yolu olduğunu düşünüyor.
