Yepyeni bir bölümden merhaba,
“Arsız Sanat”ın kuruluş hikayesini sizlerle daha önce paylaşmıştık.
Kadıköy’de bir masa…
Masanın etrafında biz ve yanı başımızda dikilmeyi bekleyen bir çınar fidanı…
Sitemizle ilgili endişemiz az, çınarımız için “Ya tutmazsa, ya yaşamazsa?” diye endişemiz çok.
Derken bir arkadaşımız çınar ağacının köklerininin “arsız” ve sağlam oluşundan söz ediyor.
İşte tam o anda “Arsız Sanat” ekibi olmaya karar veriyoruz.
1 Kasım 2016 tarihinden bu yana da çınarımızın gücüyle üretmeye devam ediyoruz.
Ancak düşündük ki hep büyüklerin sözünün geçtiği bir dünyadayız. Neden bir birey olan ama bizim hep küçük olarak gördüğümüz için fikrine danışmadığımız küçüklerin de söz hakkı olmasın!
Bu bölüm okudukları kitapları, izledikleri filmleri ve oyunları, yaptıkları etkinlikleri bizimle paylaşmak isteyen bütün çocuklarımızın sesi.
Ailelerin onayı ile paylaşmak istedikleri yazıları onların güzel yüreğinden koptuğu gibi hiçbir düzeltme yapmadan sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.
Edebiyat öğretmeni olmanın yanında çocukluk hayalinin peşinden emin adımlarla ilerliyor. Kendi platformunu oluşturarak dostlarını bir araya topladı. Dostlarıyla sanatın her alanında üretim yapıyor ve inatla yapmaya devam edecek. Saplantılı edebiyat takipçisi. Kimi zaman Kafka’nın böceğinin peşinde, kimi zaman Slyvia Plath’in kafasını soktuğu fırının içinde. Kimi zaman Dostoyevski’nin yarattığı ‘Öteki’ ile ilgileniyor.
