Böcek Oteli’nin büyük açılışına davetliyim bugün. En güzel kıyafetlerimi giydim, heyecanlıyım, çok heyecanlıyım. Böcekler için tasarlanmış bir oteli ilk defa göreceğim.
Balonlar gökyüzüne salınıyor, bando o kadar güzel bir ritim tutturmuş ki açılışın heyecanı her yere ulaşıyor.
Kocaman pofuduk koltuklarla ve yumuşacık tüylü halılarla bu muhteşem otel, tüm böceklere kapısını açıyor! Tüm böcekleri kucakladığını iddia eden bu otelin bir misafiri var. Bu misafirle otelin bütün huzuru kaçıyor. Yanlış anlaşılmasın, huzuru kaçıran misafirin kendisi değil, otelin müdürünün tavrı!

Işıl ışıl ve yumuş yumuş sümüklü böcek içeri girer girmez endişeyle titriyor Müdür’ün antenleri.
“Üzgünüm, boş oda yok,” diyor önce.
Keşke bu kadarla kalsaydı Müdür, daha da ileri gidiyor. “Fark ettiyseniz otelimiz yepyeni, ardınızda bıraktığınız iz kirletir her yeri!” sözleri derin bir üzüntü ve hayal kırıklığı yaratıyor Sümüklü Böcek’te, dahası otelin diğer misafirlerinde.
Otel Müdürü doğru yaptığından son derece eminken otelin mini mini bir misafirinin itirazı duyuluyor. Bu itiraz Müdür’ü şaşkına uğratıyor. Minicik bir ses, minicik bir itiraz çoğalan bir sağduyuya dönüşüyor.
Otelin tüm sakinleri sümüklü böceklerden bile acayip özelliklerini sıralıyor. Sinek’in “Hep birlikte buradan gitmeli, sadece bizlerin kalabilmesi hiç adil değil ki!” cümleleri ise Müdür’ün hatası ile yüzleşmesine olanak sağlıyor.

Bir köşede sessizce olaylara tanıklık ederken bir soruyla kendime geliyorum. “Anne sümüklü böcek yerlerde iz bırakmadan yürüyebilseydi bu otele kabul edilir miydi?”
Kısacık bir an düşünüyorum doğru cevaplayabilmek adına bu önemli soruyu. “Kabul edilecekti ama o zaman gerçek kimliğini, kendisi olmasını sağlayan özelliklerini saklamış olacaktı.” diyorum.
“Ama böyle de kimse onu sevmiyor baksana.” diyor minik kırılgan oğlum.
Yanılıyorsun oğlum. Senin gibi minicik bir beden, sağduyusu ve hoşgörüsü sayesinde kocaman bir isyanı başlatabilir. Kendimiz gibi olmanın güzelliğini öğretebilir toplumun her bir ferdine. Tıpkı Böcek Oteli’ndeki şu minik böcek gibi.
Nitekim Böcek Oteli’nde de böyle oluyor. Kimseyi “-e rağmen” kalıbı ile sevmememiz gerektiği, farklılıklarımızla güzel ve yeteri kadar iyi olduğumuzu anlamamızı sağlıyor.

Çocuk edebiyatına içerikleriyle değer katan, son zamanlarda yayımladıkları kitaplarıyla dikkatleri üzerine çeken Uçan Kitap, Böcek Oteli ile bizi biz yapanın “özümüz” olduğunu, farklılarımız ile değerli olduğumuzu, birisini özellikleri nedeniyle ötekileştiren bir kişiye karşı sesimizin hep birlikte çıkması gerektiğini akıcı ve etkileyici bir üslupla minik okurlara aktarıyor. Üstelik arka kapakta kesip yapıştırabileceğiniz böcek kuklaları aracılığıyla kitabı çocuğunuzla daha da etkileşimli okumamıza fırsat tanıyor.
Farklılıklara saygıyı ve hoşgörüyü değerli bir içerik olarak sunan Böcek Oteli ile buluşmanız dileğiyle…
Edebiyat öğretmeni olmanın yanında çocukluk hayalinin peşinden emin adımlarla ilerliyor. Kendi platformunu oluşturarak dostlarını bir araya topladı. Dostlarıyla sanatın her alanında üretim yapıyor ve inatla yapmaya devam edecek. Saplantılı edebiyat takipçisi. Kimi zaman Kafka’nın böceğinin peşinde, kimi zaman Slyvia Plath’in kafasını soktuğu fırının içinde. Kimi zaman Dostoyevski’nin yarattığı ‘Öteki’ ile ilgileniyor.
