Konuk Yazar: Burak Soyer
Yaşamı çocuklardan öğrendiğini belirten bir terapistin kaleminden çıkan çocuk kitabıyla, Derinlerde Bir Uyku Masalı’yla karşınızdayız. Oyun terapisti-yazar Emin Çağlı, 1993 yılında sekiz çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak Şırnak’ın Cizre ilçesinde dünyaya gelmiş. 2014 yılında Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nden mezun olmuş. Derinlerde Bir Uyku Masalı, Timaş Çocuk etiketiyle yayımlanan, çeşitli zorluklar yaşayan çocuklara oyun terapisiyle destek olan, onlara terapötik öyküler yazan Çağlı’nın ilk kitabı. İstanbul doğumlu çizer Burcu Yıldız ise Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Animasyon Bölümü’nü bitirmiş. Almanya’da Kassel Kunsthochschule’de animasyonla ilgili kısa bir programa katıldıktan sonra Avrupa ile Türkiye’nin önemli yayınevleri ve animasyon şirketleriyle çalışmaya başlamış. Hikâye ve çocuk kitapları resimlemiş. 2018 yılında HFBK University of Fine Fine Arts’ta film ve animasyonla ilgili ikinci lisans eğitimi almak için Hamburg’a taşınmış.

Bir okyanusun rengârenk atmosferinde geçen hikâye, karanlıktan korktuğu için uyku sorunu yaşayan Sevimli Yüzgeç adlı bir cerrah balığının korkularıyla hayal gücü sayesinde yüzleşmesini ve bu sayede korkularından kurtuluş öyküsünü anlatıyor.
Okyanusun masmavi derinliklerinde yaşayan cerrah balığı ailesinin yüzgeçleriyle dikkat çeken sevimli yavruları Sevimli Yüzgeç’in günleri tatlı tatlı geçerken, gün geceye döndüğünde her şey Sevimli Yüzgeç için bir kâbus hâline dönüşmektedir. Babasının her gün ona verdiği dersler sayesinde çok iyi yüzen, arkadaşlarıyla yaptıkları yarışlarda hep birinci olan Sevimli Yüzgeç’in arkadaşları ve diğer balıklar, aşırı yorgunluktan sonra dinlenmek için okyanusun dibine inmektedirler. Orada uyuyup kendilerine gelen, tekrar yüzmeye ve oyun oynamaya devam eden diğer balıkların aksine, Sevimli Yüzgeç, o kadar enerji harcamasına rağmen, karanlıktan korktuğu için okyanusun göremediği yerlerine inememekte, dolayısıyla da yorgunluktan bitap düşmektedir.

Sevimli Yüzgeç bir gün okyanusun en bilge hayvanı Bilge Kaplumbağa’ya rastlar. Mavi suların en güvenilir hayvanlarından biri olan Bilge Kaplumbağa, Sevimli Yüzgeç’in her hâlinden çok yorgun göründüğünü, neden diğer balıklar gibi dinlenmediğini sorar. Sevimli Yüzgeç de meramını Bilge Kamplumbağa’ya anlatır. Kaplumbağa, Sevimli Yüzgeç’e bir oyun oynamayı teklif eder. Ona, en çok korktuğu şeyleri bir kâğıda yazmasını söyler. Sevimli Yüzgeç dediğini yapar ve sivri kaya resimleri çizer. Üzerlerine de birer ponpon kondurur. Sonrasında kurak yerleri resimler. Onların üzerine de ağaç ve yağmur bulutları yerleştirir. Böylece suda yaşayan canlılar yağmurun altında dans eden sevimli tipler dönüşür. Son olarak da karanlığın resmini eline alır ve yıldız kümeleri, kayan yıldızlar, kara delikler, meteor yağmurları çizer. Ay’ın üstüne de kendini koyar. Sevimli Yüzgeç, Ay’ın üstünde kayak yapmaktadır. Resimlere birlikte baktıktan sonra yaşlı kaplumbağa, Sevimli Yüzgeç’in diğer tüm arkadaşları gibi dinlenmesi gerektiğini yineler ve güzelce dinlendikten sonra istedikleri gibi yüzüp oynadıklarını söyler. Anne ve babasıyla arkadaşları da aynı şeyi yaptığını ve başlarına hiçbir şeyin gelmediğini düşünen Sevimli Yüzgeç, en sonunda dibe inme kararı alır ve bunu gerçekleştirmek için okyanusun aşağısına doğru gitmeye başlar. Etrafında uyuyan su canlılarının kendisine hayli komik gelen horultu seslerinden başka bir şey fark etmez. Kendine yosunlar arasında rahat bir yer bulur ve mışıl mışıl bir uykuya dalar…

Çoğu çocuk geceden, karanlıktan korkar. Bu herkesçe bilinen bir gerçek. Ancak çocuklar üzerinde olumsuz bir etki bırakan bu durumun aşılması için öncelikle çocukların üzerine güven duygusu inşa etmek gerekiyor. Kendine güveni gelen bir çocuk korkularıyla yüzleşmenin yolunu daha rahat buluyor ve sorun bir daha da büyümeden ortadan kalkıyor. Emin Çağlı, “Derinlerde Bir Uyku Masalı”nda tam olarak bu yöntemi izleyip ortaya derdini biraz geriye atan, Sevimli Yüzgeç’i eğlenceli bir şekilde korkusuyla yüzleştiren bir hikâye sunuyor. Burcu Yıldız’ın bir animasyon filminden fırlamış çizimleriyle de pekişen kitap, çocukları korkularıyla yalnız bırakarak, onlarla kendi başlarına başa çıkmanın yollarını “çocuk aklıyla” öğretiyor.
