Konuk Yazar: Nagihan KAHRAMAN
Dilara Sarı’yı sosyal medyadan tanıyor olabilir misiniz? “Genetik Mühendisi” rumuzuyla yaptığı paylaşımlar önünüze düşmüş olabilir. Aldığı moleküler biyoloji, genetik ve biyomühendislik eğitiminin ardından alanında yaptığı çalışmalar dışında, bildiklerini ve yeni edindiği bilgileri başkalarına öğretmek amacıyla sosyal medyada genetik ve biyoteknolojiyle ilgili paylaşımlar yapıyor kendisi. Yine kendi alanında daha önceden çocuklar için yayımladığı kitapları mevcut. Bunlar Gel de İnanma-Sağlıkta Doğru Bilinen Yanlışlar, Havalı Bilgiler Kitabı ve Bünyo- Çılgın Mikro Evren. Eserde adı geçenBünyo, yazarın yarattığı kurmaca dünyadaki yine kurgu bir karakter olan Dilara’nın kedisinin ismi. İsminin Dilara olması da tahmin edileceği gibi yazarın kendi ismi olması bakımından minik okurlar için hazırlanmış bir oyun. Dilara kedisi Bünyo ile birlikte insan vücudunda yaşayan mikroorganizmaları keşfe çıkıyor ve bunların aslında bizim zannettiğimiz kadar korkutucu ya da zararlı olmadığını, aksine vücudumuz için faydalı mikroorganizmaların da olduğunu öğrenmişti.

Dilara ile Bünyo’nun yeni macerasının adı Bünyo ile Harika Organlar Diyarı. Meraklı bir çocuk olan Dilara’nın şanslı olduğu en önemli noktalardan biri, en az kendisi kadar meraklı bir kediye sahip olması. Bünyo, her zaman Dilara’nın yanında ve onun destekçisi. Ancak unutulmaması gereken bir şey var ki Bünyo dışarıdan bakıldığında gayet sıradan bir ev kedisi. Onun konuştuğunu bir tek Dilara biliyor! Bu macerada da Dilara, sınıfta ders esnasında yaşanan bir olay sebebiyle kedisi Bünyo ile iç organlarımızın yerlerini keşfe çıkar ve onlar hakkında detaylı bilgiler edinerek onların vücudumuzdaki görevlerini öğrenir. Kalbimiz ne taraftadır? Peki ya ciğerlerimiz? Akciğerimiz ve karaciğerlerimiz? Bağırsaklar ve böbrekler ne işe yarar? İşte tüm bu soruların cevabı bu kitapta. Dilara Sarı’nın yazdığı kitabın rengârenk ve öğretici çizimleri önceki kitapta olduğu gibi yine İrem İnan Yılmaz’a ait.
Timaş Çocuk etiketiyle raflarda yerini alan eser, yedi yaş ve üzerindeki minik okurlara hitap ediyor. Çocuklara dışarıdan bakıldığında görebildikleri el, kol, bacak gibi organlarının dışında bedenimizin içinde yer aldığı için göremediğimiz iç organlarımızı tanıtmak ve görevlerini öğretmek için bu kitap bulunmaz bir kaynak olacaktır. Bilimsel bilgileri sıkıcılıktan kurtarıp somutlaştırarak ve eğlendirerek öğretmek, kalıcılığın en önemli koşullarından biri şüphesiz. Bu kitapta da her birinin hayati önemi olan iç organlarımız eğlenceli bir hikâye formatıyla sunuluyor. Derste işimize yaramak dışında sosyal hayatımızda da organlarımızın işleyişini ve vücudumuza sağladığı yararları bilmek oldukça önemli.
Kitapta iç organlarımızın işleyişi dışında Dilara’nın sınıfta yaşadığı olay aracılığıyla akran zorbalığı, özgüven kazanma ve hata yapmanın da doğal ve normal olduğuna değiniliyor. İç organlarımızın yerini karıştırabiliriz; bu normal. İç organlarımızın görevlerini ve bizim için sağladığı faydaları unutabilir, karıştırabiliriz; bu da normal. Yapılan bir hatanın yerine onun doğrusunu öğrenmek her zaman mümkün. Yapılan en küçük bir yanlışta dalga geçmenin, o kişiyi üzmenin ve üzerinde zorbalık kurmanın ne kadar yanlış olduğu da ele alınıyor eserde ve özgüvenin zedelenmemesi gerektiği, bu yaşlarda deneye yanıla bir şeylerin öğrenildiği vurgulanıyor. Sorunlar hayatta her zaman var olabilir önemli olan bunlarla nasıl başa çıkılacağı. Dilara da başta çok üzülse de bunun normal olduğunu ve hata yapabileceğini kabulleniyor. Elbette bunu kabullenmesinde ailesinin de etkisi büyük. Özellikle de küçük yaştaki çocukların yaptığı hatalarda, bilimsel ya da dersle ilgili bir bilginin yanlış söylenmesi esnasında verilen tepkilerin o çocuğun sonraki davranışlarını şekillendirdiği bir gerçek. Bu konuda ailelerin tepkisi önemli; her çocuğun ebeveyni ya da bakım vereni birer rol model olduğu için ve davranışlar belli bir yaşa kadar devamlı model alarak geliştiği için çocukların verdiği cevaplar yanlış olduğunda bizim onlara karşı tutumumuz belirleyici oluyor. Yalnızca anne babalar değil öğretmenler de bu noktada oldukça önemli. Sınıf içi iletişimde zorbalığa müsaade etmeden eğitim ve öğretim yapmak büyük önem taşıyor. Banyo’nun Dilara’ya söylediği bir söz ile kitabın özünü vermiş olalım: “Bak Dilara, organlarını tanımak sadece derste başarılı olmanı sağlamaz. Aynı zamanda ne kadar özel bir yapıya sahip olduğunu fark etmeni sağlar.” (s.13) Minik yaştaki okurlara ama aynı zamanda ailelere ve eğitimcilere de tavsiye ediyorum Bünyo ile Harika Organlar Diyarı’nı. İyi okumalar.
