Fotoğraf

Elliot Erwitt: Fotoğraflarla İroni

“Bu gördüklerine verdiğin tepkiyle alakalı ve umuyorum ki ön yargısız bir şekilde. Çekilecek olan fotoğrafı her yerde bulabilirsin. Basitçe, önemli olan şey nesneleri fark etmek ve onları organize etmektir. Sen yalnızca etrafındaki olan şeylerle, insanlık ve insanlık komedisi ile ilgilenmelisin.”…

Yazıyı göster
Arsız Gündem

“Salon” 22 Eylül’de Kapılarını Açıyor!

Güncel müziğin İstanbul’daki adresi olarak bilinen Salon, sezonu 22 Eylül’de açıyor! Salon, yenilikçi yaklaşımıyla yeni sezonunda sanatın her alanına yer verildiği, sanatseverlerin ajandalarını dolduracak çoklukta bir programla geliyor. Biletlerinin satışları ise 10 Ağustos’ta başladı. Salon’un yeni sezonunun ilk konserini elektronik…

Yazıyı göster
Arsız Gündem

Türkiye’nin Kalemleri Edinburgh Uluslararası Kitap Festivali’nde!

Edinburgh’ta bu yıl 12 – 28 Ağustos 2017 tarihleri arasında gerçekleşen Uluslararası Edinburgh Kitap Festivali dünyanın birçok yerinden edebiyatın önemli isimlerini ağırlıyor. Festivalin bu yılki konukları arasında Türkiye’den de üç isim var: Kaya Genç, Tahir Abbas ve Burhan Sönmez. Türkiye’ye dair en derin tahlilleri yapan isimlerden ikisi,…

Yazıyı göster
Arsız Çocuk

Editör’ün Notu

Yepyeni bir bölümden merhaba, “Arsız Sanat”ın kuruluş hikayesini sizlerle daha önce paylaşmıştık. Kadıköy’de bir masa… Masanın etrafında biz ve yanı başımızda dikilmeyi bekleyen bir çınar fidanı… Sitemizle ilgili endişemiz az, çınarımız için “Ya tutmazsa, ya yaşamazsa?” diye endişemiz çok. Derken…

Yazıyı göster
Arsız Çocuk

Farklı ama Aynı

Bazı hayvanlar ve insanlar engelli doğabilirler. Bu kitapta da bir engelli keçi vardı. Doğduğunda yürüyemiyordu. Çobanda yürüyemediğini görünce ona bir bisiklet yaptı. Büyüdükçe bisikleti değiştiriyordu. Çobanla da o bisikleti kullanmayı öğreniyordu. Öğrenince de her yeri geziyordu. Bir gün o engelli…

Yazıyı göster
Portreler

Sadece ve Her Zaman Ayten Gökçer

Moğol’un gelmiş geçmiş en güzel ecesi; ‘ruhu Tamu kızılı, alnına ikbal, kardeş, baba kanıyla yazılmış’ Bağdat Hatun’du o. Dedim ya, kardeş kanına belenmişti bir kez tacı. Erlik Han’a çevirmişti yüzünü. Tutkunun dehlizlerinde bir koşu tutturmuştu. Bir bumerang gibiydi kötülük. Sayısız…

Yazıyı göster