Diğer Yazılarımız Edebiyat

Ah Lennie!

Lennie… Öyküsüyle hepimizin yüreği sızlatan koca adam… O kadar masum ki yalan söylemeyi bile beceremiyor. Curley’nin karısı ona “Senin yüzündeki morluklar da ne?” diye sorduğunda Lennie kendisine ezberletilen yalanı söylüyor: “Elini makineye kaptırdı.”

Yazıyı göster
Sinema

“Yuva” Yaşam Nefesi Rüya ya da Kabus

Yuvamız, evimiz, barınağımız, sığınağımız. Kapımızı kapatıp dış dünyaya, içine adımımızı attığımızda rahat bir nefes alıp bütün tehlikeleri uzakta bıraktığımız yer. Kapıyı kapatıp oturunca odada güvende olduklarını söyleyip dururlar İngiliz oyun yazarı Harold Pinter’ın “Old Times” (Eski Zamanlar) adlı oyununda, ne…

Yazıyı göster
Filozofi

Sinemada Kierkegaard: Dört Kierkegaardian Film

Danimarkalı filozof Søren Kierkegaard, pek çok farklı disipline olduğu gibi, yirminci yüzyıl sinemasına da yadsınamaz biçimde tesir etmiştir. Öyle ki, geçtiğimiz yüzyıldaki pek çok önemli sinema yapıtının düşünsel arka planında, −elbette yakın çağdaşlarından Friedrich Nietzsche’nin düşünceleri ile birlikte− Kierkegaard’nun düşüncelerine rastlamak…

Yazıyı göster
Diğer Yazılarımız Edebiyat

Eşik

Aklımda onca düşünceyle odaya sığamıyordum. İçimden odaya taşıyordum. Odadan da içime geri dönüyordum. İnce bir koridor arasında gidip geliyordum. İçim uzay boşluğu. Önce kusuyor sonra içine alıyordu beni. Epeydir yazmadığımdan dolmakalemin kurumuş mürekkebini nefesimle ısıtmaya çalışmamı izledim. Diğer yandan yokluk…

Yazıyı göster